Takaspazarı nın 5. sayısında röportaj
Haber Tarihi 04/06/2016


Takas Pazarı – One More Page röportajı

 

 

 

Yapılan işin, EP’nin lirik konsepti ile de uyum içerisinde olarak yoğun duygu içermesini ve bizleri alıp götürürken dinleyenlere de onu yaşatmak istedik. Bunu yaparken herkesin bir bütün olarak davranması gerekiyordu. Yapılan işe sonucu itibariyle bakıldığında, Heavy Metal çizgisinde Trash ve Groove öğeler içeren bir gövde ortaya çıktı.

 

 

 

Grubun mevcut kadrosuyla 2014’ün son çeyreğinde kurulduğunu söylememiz daha doğru olur. Çünkü bir bütün olarak beste yapma olgunluğuna gelen kadro bu dönemde şekillendi. Önceden bu oluşumda emeği olanlara da bir saygı olarak ismi korumayı tercih ettik. Aslına bakarsanız OMP’nin kuruluşu sonrası 6 aylık dönemde verdiği konserler İzmir için fena sayılmazdı.

 

 

 

Albümün konsepti algıların gerçekliğimizi sınamasıyla ilgili. Bunlar yaşanırken elimizden geldiğince aynı uyarıcıların farklı gözlere nasıl göründüğünü, farklı alıcılarda nasıl anlam bulduğunu ifade etmeye çalıştık. Projeyi olduğundan daha derin göstermek gibi algılanmazsa fikri daha da detaylandırmak isteriz.

 

Poetic Insanity (Şairane delilik) adlı EP’miz ile bilinen evrende zamanla varolan çok farklı geri bildirim mekanizmalarının çevreleriyle etkileşimlerinden yola çıkarak, aynı duyumu farklı algılamalar üzerinden işlemeye çalıştık. Reborn (Yeniden Doğan) adlı bestede, yaşadığı acılar sonrası hayata tekrar geri gelen bir insanın kendisine acı çektirdiğini düşündüğü kitlelere verdiği tepkiyi ve bunun içerisinde aslında intikam ile gelen aynılaşmayı ve öfkeyi; Fractal Vision (Tekrarlayan Görü) adlı bestemizde ise farkında olmadan aynı hayatları iç içe benzer şekillerde kendini tekrar edecek şekilde yaşayan ve birbirinden çok da farklı olmayan bu tekrarların kendimizce bir tasfirini ve son olarak Nerve Endings of the Universe (Evrenin Sinir Uçları) adlı bestemiz ile de ortaya ciddi bir iddia atmayı hedefledik. O da bilinen en gelişmiş sinir sistemlerinin yani insanları da kapsayan canlılar grubunun, evrenin kendini deneyimleyen sinir uçları olduğu fikri. Müziğimize omurgasını veren bu fikirleri, dinleyenlerle paylaşıp onlardan geri bildirim almak istiyoruz. Spekülatif de olsa düşündürücü olacağına ve bize fikirlerimizde yön vereceğine de inanıyoruz. Çünkü hala farklı uyarıcılarla beslenmeye aç bir grubuz ve çevremizden bağımsız olarak bu yola devam edemeyiz.

 

 

 

Gruptaki herkesin adapte olduğu kendine has özel bir yaşamı var ve piyasada yapılmakta olan işlerin de mevcut dinamiklere uymaya çalışmasını görüyor ve yadırgamıyoruz. Ancak biz müzik konusunda mevcut koşulların bizi hapsetmesine izin vermeyen kimine göre eskide yaşayan kalın kafalı kimine göre de sürekli yeniyi arayan insanlarız. One More Page’i bir sistem olarak ele alırsak, bir sistemin kendini bütünüyle dışarıdan referans almaksızın tanımlamasının mümkün olmadığını düşünen kişiler olarak buna takipçilerimizin karar vermesine de imkan tanımak isteriz. Biz tanınmak için zorlu ancak kendimiz olabileceğimiz en kolay yolu seçtik.

 

 

 

Fallen yaptığı iş ile kitlesini yaratmayı ve onlarla yola devam etmeyi bilen eski adamlardan oluşan ve bize sorarsanız yine müzik anlamında hizaya gelmeyi reddeden başarılı müzik insanlarından oluşuyor. Cover yapmanın farklı bir keyfi ve kitlesi var ancak artık konuşma ve yürüme çağına gelen bir ufaklığın gelişimi için emeklemeyi bırakması gerek. Bu aşamada yapmaya çalıştığımız da bir anlamda yürümek. Cover çalışmaları, içimizdeki çocuk olarak kalmaya devam edecek.




 

 

Newton’a başarılarını neye borçlu olduğunu sorduklarında “Devlerin omuzları üzerinde yükseldim” diyerek kendisinden önce gelenlere ve yapılan işlere verdiği değeri anlatmak istemiş. Bizlerin de bakışı, önceden yapılmış doğru işleri, mevcut grubun anlayışına tabi tutmak ve ortaya tekrarlamayan, başkalaşmış bir ürün koymak. Bizim omuzlarında yükselmek istediğimiz devler etkilendiğimiz gruplar, fikirler kadar yaptığımız işin samimiyetini görmesini beklediğimiz dinleyicilerimiz.

 

 

 

Mevcut bestelerimiz İngilizce ancak albüm içerisinde Türkçe çalışmalar da olacak. Türkiye kürenin merkezi. Radyal olarak merkezden kabuğa doğru açılmak gerek ve bunu yaparken de geçtiğimiz her yere bir işaret bırakmak istiyoruz. Bu nedenle ilk önce kendi coğrafyamızın bizi daha iyi tanımasını tercih ederiz. Bulunduğumuz ilde de bu işin gelişmesi bizler için önemli.

 

 

 

Harekete albüm için geçtik ve çalışmalar da hep bu yolda gitti. EP çalışması ile albümün dinleyici ile aramızdaki ilk duvarı kaldırmasını amaçladık. Buradan alacağımız geri dönüşler, albümün katalizörü olacak. Ancak önceden de dediğimiz gibi etkileşim hiç bitmesin istiyoruz. Dinleyici ile dinamik bir etkileşim kurmadan devam etmemiz mümkün değil. Bizim de harekete geçiricilere ihtiyacımız var.

 

 

 

Son olarak EP’yi beğenen ya da beğenmeyen zaman ayırıp dinleyenlerin gözlerini kapatıp gördüklerini, duyduklarını ve onlara aktarabildiklerimizi kendi yöntemleriyle bize iletmelerini istiyoruz. Gelecek çalışmalarda ne kadar samimi olduğumuzu anlamaları ve bizlere destek olmaları için bu önemli.

 

Size de ilginiz ve desteğiniz için çok teşekkürler.